Çevrilmiş Sınıf ve Elektronik Öğretmen Uygulamaları – ABD & Kenya

Eğitimciler öğrenme verimini artırmak ve modern dünyanın değişen ihtiyaçlarını karşılamak için her zaman yeni yollar arayışında. Bu yeni teknolojiler ve yeni yaklaşımlar eğitimde yeni bir dönemin başlangıcı mı? Bu değişiklikler öğrenme verimini nasıl etkiliyor?

ABD’de ‘Çevrilmiş Sınıf’ modeli

Genelde sınıfta dersi anlatan öğretmen ve dersin ardından ödev yapan ise öğrencilerdir. Peki ya roller değişirse? ‘Çevrilmiş Sınıf’ modelini ele almak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) gidiyoruz. Chicago’daki Warren Lisesi’ndeyiz ve burada bazı öğretmenler dersle ilgili materyalleri alışılmıştan biraz farklı hazırlıyor.

‘Çevrilmiş Sınıf’ modelinin fikir babası Jon Bergman: “Bu fikri 2006 yılında ortaya attık ve 2007’de Colorado’daki küçük bir okulda ders verirken, öğrencilerimizden bazılarının evlerine gittikleri zaman sınıfta anlatılan bazı temel konularda zorlandıklarını fark ettik. Bu yüzden de onların öğrenmesinin en iyi yolunun bizimle sınıftayken olduğunu anladık. Yani ‘Çevrilmiş Sınıf’ modeli gerçekten çok basit bir yöntem. Sınıfta ders anlattığınız kısmı alıyorsunuz, öğrencileriniz bazı yazılımlar sayesinde bu dersleri evlerinde izliyor.”

Öğretmen Hera Pagan bu yöntemin öğrencilerin kendi öğretmenleri olmalarına ve kendi eğitimlerden sorumlu olmalarına olanak sağladığını söyledi. Öğrenciler bu sayede derslerinin videolarını evde izleyebiliyor.

Dersin öğrenciler tarafından hazırlanması ve ödevlerini sınıfta yapmaları alışılmadık bir yöntem. Ancak yapılan araştırmaların sonuçları söz konusu metodun öğrencilerin başarısını oldukça artırdığını ortaya koydu.

Kenya’da elektronik öğretmen uygulaması

Peki ya sınıflar aşırı kalabalık ve öğrenme kaynakları sınırlı olursa? Kenya’nın gecekondu mahallelerindeki birçok çocuk işte bu sorunlarla karşı karşıya. Ancak ülkede yürütülen bir proje sayesinde son teknolojiler kullanılarak öğrencilerin derslere katılımını artırmak amaçlanıyor.

e-Limu yani elektronik öğretmen uygulamasıyla Kenya’nın tüm ilkokul müfredatına erişilebiliyor. Bu yöntem Nairobi’nin bir gecekondu mahallesindeki bu ilkokulda da kullanılıyor.

Pauline Wambui ve Donald Muleme okullarındaki kaynak yetersizliği nedeniyle sadece mevcut birkaç ders kitabından öğrenebiliyordu. Ancak e-Limu uygulaması her şeyi değiştirdi:

“Örneğin şu anda bitkilerin kısımlarını öğreniyorum. Bu konu e-Limu’da fen bilimleri bölümünün altında bulunuyor. Bitkilerin kökleri, sapları, dalları, terleme ve bitkilerle ilgili her şeyi öğreniyorum.”

“Tabletler sayesinde daha çok şey öğreniyoruz çünkü kitaplar konuları daha yüzeysel anlatıyor. Yeterince bilgi alamıyorsunuz.”

e-Limu adlı uygulama Nairobi’den Nivi Mukherjee tarafından tasarlanmış. Gecekondu mahallelerindeki okullarda çalışırken çocukların kaynak yetersizliği nedeniyle konuları öğrenemediğini fark etmesinin ardından bu fikri ortaya atmış: “Ne zaman bu küçük araçlarla uğraştığımı görseler, gerçekten ilgi gösteriyorlar. Onların daha iyi öğrenmesi için videolar, animasyonlar ve şarkılar aramaya başladım. Bunların öğrenciler üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu gördüm. Ders anlatımlarını kitap ve pdf şeklinde yüklemek yerine animasyonlar, videolar ekledik. Öğrenme sürecini daha ilgi çekici hala getirmek için bunu yaptık.”

Peter Lalo bu okulun kurucusu. e-Limu adlı uygulama sayesinde öğrencilerin ülke çapından yapılan sınava hazırlık testlerinde gösterdiği başarının giderek arttığını gördü.

Bu öğrenciler söz konusu uygulama sayesinde hayallerine artık daha yakın. Şu anda Kenya çapında bin öğrenci e-Limu’yu kullanıyor ve gelecek yıl bu sayının 10 bine çıkarılması amaçlanıyor.